USD: 0,00
EURO: 0,00
GBP: 0,00

Isparta’nın Kronik Bilmecesini Bir Kez Daha Soruyoruz; Çözüldü Mü Çözülmedi Mi?   

Isparta’nın Kronik Bilmecesini Bir Kez Daha Soruyoruz; Çözüldü Mü Çözülmedi Mi?  

Isparta’da adeta kronik hale gelen ve Deri Organize Sanayiinin atık sularından kaynaklanan koku sorununa ilişkin defalarca yapılan ‘Sorun Çözüldü’ açıklamalarına rağmen özellikle Sav Kasabası, Vatan Mahallesi, Halıkent Mahallesi, Davraz Mahallesi, Halife Sultan Mahallesi gibi mahallelerin yoğun şekilde kokuyu hissetmeleri ‘Sorun gerçekten çözüldü mü?’ sorusunu akıllara getirdi. Öte yandan yüksek enerji faturalarından dolayı arıtmanın çalıştırılmadığı iddia edildi. Vatandaşlar ilgililerden acil çözüm bekliyor.

Isparta’nın kronik sorunlarından biri haline gelen ve yıllardır çözülemeyen Deri Organize Sanayii Bölgesi’nin atık sularından kaynaklanan koku sorunu Isparta’nın gündeminden bir türlü düşmüyor.

Özellikle Sav Kasabası, Vatan Mahallesi, Halıkent Mahallesi, Davraz Mahallesi, Halife Sultan Mahallesi gibi bölgelerin hafif esintili havalarda ciddi koku sorunu yaşadıkları ifade ediliyor. Demokrat Gazetesi Haber Merkezi’ne ulaşan vatandaşlar, “İlgililer yıllardır açıklamalar yapıyor. Koku sorununu çözdük, tarih oldu gibi ifadeler kullanıyorlar. Bu açıklamaları yapan ilgileri mahallemize davet ediyoruz. Gelsinler balkonumuzda, bahçemizde bir bardak çay içsinler. Ve ne yaşadığımızı görsünler. Bizler artık laf değil, sorunun çözümünü istiyoruz” dedi.

Öte yandan bazı çevrelerde Deri Organize Sanayiinin arıtmasının yüksek enerji faturalarından dolayı çalıştırılmadığı iddia edildi.

Geçtiğimiz günlerde ise araştırmacı gazeteci Yusuf Yavuz, konuyu gündeme getirmiş ve Isparta’nın atık sularını taşıyan Isparta Çayının ağır kokular yayarak Karacaören Barajına döküldüğünü, Karacaören Barajının ise Antalya’nın içme suyu kaynağı olacağını belirtmişti.

Yavuz, haberinde; “Isparta kent merkezinin ve deri organize sanayiinin atık sularını Karacaören Baraj gölüne taşıyan Isparta Çayı, ağır kokular yayarak akışını sürdürüyor. Yıllardır atıl durumda bulunan Isparta Belediyesi’nin arıtma tesisinin yenilenmesi için atılan adımlar bugüne kadar sonuçsuz kaldı. Geçtiğimiz Mayıs ve Haziran aylarında yapılan ihaleler iptal edildi. Isparta Belediyesi’nce 20 Ağustos’ta yapılan arıtma tesisinin yenilenmesiyle ilgili yapılan son ihale ise henüz değerlendirme aşamasında. Ancak 30 yıldır Isparta’nın atık sularının taşındığı Karacaören 2 Barajının suları Türkiye’nin turizm ve tarım başkenti olarak anılan Antalya’ya içme suyu kaynağı olarak verilmek isteniyor. DSİ’nin 26 Şubat 2021 tarihinde yaptığı isale hattı ve arıtma tesisi ihalesinin ardından gözler şimdi iki kentin de çevre ve insan sağlığını tehdit eden kirlilikle ilgili atılacak adımlarda” ifadelerini kullanmıştı.

Gazeteci Yusuf Yavuz, haberinde; “Isparta ve Burdur illeri sınırında bulunan Karacaören Barajı ve HES, 1990’lı yılların başında işletmeye alındı. İki ayrı baraj gölüne sahip olan Karacaören’in su toplama havzası ise bölgede oldukça geniş bir alana yayılıyor. Isparta kent merkezinin yanı sıra kente bağlı Eğirdir ve Sütçüler ilçeleriyle, Burdur’a bağlı Ağlasun ve Bucak ilçeleri Karacaören Barajı’nın su toplama havzasında yer alıyor. Eğirdir ilçesinde meyvecilik tarımının yoğun olarak sürdürüldüğü Boğazova bölgesinde kullanılan tarımsal pestisit ve herbisitlerin kalıntıları da Kovada kanalı aracılığı ile Karacaören Barajına ulaşıyor” demişti.

ISPARTA’NIN ATIK SULARI ARITILMADAN KARACAÖREN’E KARIŞIYOR

Balık üretim tesislerinin yarattığı kirliliğe, su toplama havzasından gelen yüzey sularıyla taşınan evsel ve sanayi atıkları da eklenince Karacaören Barajı 30 yıldır adeta kirlilik aktı. Bazı dönemlerde balık ölümleriyle gündeme gelen baraj gölüne ulaşan en ağır kirletici kaynağı ise Isparta kent merkezinin atık sularıyla, deri organize sanayiinin atıklarının deşarj edildiği Isparta Çayı. Kimi zaman kırmızı çamur renginde, kimi zaman ise kahverengi ya da siyahi renkte akan Isparta Çayı’nın geçtiği Dereboğazı Yolunun Sav köyü-Ağlasun Kavşağı (Antalya-Isparta Karayolu)  arasındaki bölümü, özellikle yaz aylarında ağır bir lağım kokusuna maruz kalıyor.

Isparta Çayındaki kirlilik gözle görülür düzeyde iken çevreye yayılan ağır lağım kokusu ise bölgede yaşayanları rahatsız ediyor.

AĞIR KOKU VE KİRLİLİK ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Geçtiğimiz hafta görüntülediğimiz Isparta Çayı’ndaki gözle görünür düzeydeki kirlilik ve ağır koku, çevre ve insan sağlığını tehdit eder ölçüdeydi. Ancak bu ağır kirliliğe rağmen Isparta kentinin atıl durumdaki arıtma tesisi yıllardır yenilenmiyor.

Kentin en önemli altyapı sorunlarından biri haline gelen arıtma tesisi konusunda 2017 yılından bu yana Isparta Belediyesi tarafından çeşitli girişimler yapılsa da henüz kentin biyolojik arıtması bulunmuyor. Geçtiğimiz Mayıs ve Haziran aylarında arıtma tesisinin revize edilmesine yönelik ihalelerin yapılacağı duyurulmuştu ancak iki ihale de iptal edilmişti.

Isparta Belediyesi geçtiğimiz aylarda iki kez iptal ettiği arıtma tesisinin yenilenmesiyle ilgili son ihaleyi 20 Ağustos 2021 tarihinde yaptı. Ancak ihalenin henüz değerlendirme aşamasında olduğu kaydedildi.

ISPARTA BELEDİYESİ 20 AĞUSTOS’TA ARITMA TESİSİ İHALESİ YAPTI

Isparta Belediyesi’nin arıtma tesisi ile ilgili yaptığı son ihale 20 Ağustos’ta gerçekleştirildi ancak henüz değerlendirme aşamasında olduğu kaydedilen ihalenin hangi firmaya verildiği ve ne zaman tamamlanacağı hakkında bir açıklama yapılmış değil. İhalenin yapıldığı günlerde Isparta Çayı halen ağır koku ve kirlilik saçarak akmaya devam ediyordu.

BARAJ GÖLÜNÜ KORUMASI PLANLANAN

ÖZEL HÜKÜMLER 4 YIL ÖNCE ÇIKTI

Karacaören Barajı’nın Antalya için içme suyu olarak kullanılmasının gündeme gelmesinin ardından ‘Karacaören 1-2 Gölleri Özel Hükümleri’ hazırlanmış ve 14 Ağustos 2017’de yerel basında yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Özel hükümlerin amacı, yıllarca hiçbir koruma önlemi alınmadan kirletilmesine seyirci kalınan baraj gölünün içme suyu kaynağı olarak ayrılmasından sonra kirletici etkilerden korunmasıydı. Ancak aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen Karacaören Özel Hükümleri’nin öngördüğü düzenlemeler konusunda yeterli adımlar atılamadı.

Isparta Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisinden biyolojik arıtma yapılmadan DSİ kanalına bırakılan atık sular, buradan Isparta Çayına ve Karacaören Barajı’na ulaşıyor. Kirlilik uydu görüntülerine bile yansımış durumda.

KİRLİLİK ÇEVRE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNÜN RAPORUNDA DA YER ALDI

Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün hazırladığı 2019 yılı İl Çevre Durum Raporunda da Karacaören Baraj Gölünü kirleten yüzey sularına değinilerek bu konuda alınması gereken önlemler sıralanıyor. Kentteki arıtma tesisinin yenilenmesi gerektiğine de vurgu yapılan raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Isparta Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisi suları Isparta Çayına verilmektedir. Dönem dönem yaşanan arızalar ya da işletme hataları nedeniyle Isparta Çayında kirliliğe neden olabilmektedir. Isparta-Antalya karayolu üzerinde bulunan Sav Belediyesi’ne ait atık sular da Isparta Çayı’na deşarj edilmektedir.”

Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 2019 yılı çevre durum raporunda da arıtma tesisi ve Isparta Çayı aracılığı ile Karacaören Barajına karışan kirliliğe yer veriliyor.

DSİ İÇME SUYU TESİSİ İÇİN İHALEYİ YAPTI, FİRMA AÇIKLANMADI

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen Karacaören Baraj Gölünün halen kirletilmeye devam edilen sularının Antalya kentinin içme suyu kaynağı olarak ayrılması ve ardından kente su taşıması planlanan isale hattı ve arıtma tesisinin ihalesi 26 Şubat 2021 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğü’nce yapıldı. Ancak konuyla ilgili bilgi talebinde bulunduğumuz DSİ Genel Müdürlüğü, ihalenin değerlendirme aşamasında olduğu bilgisinin dışında bir detay paylaşmadı.

YETKİLİLERE GÖRE KARACAÖREN PROJESİ SU SORUNUNU ÇÖZECEK

Yaklaşık 2,5 yılda tamamlanacağı açıklanan Karacaören su temini projesi ile dev borularda taşınacak suların Antalya-Varsak Mahallesinde inşa edilmesi planlanan arıtma tesisinde arıtılarak dağıtım şebekesine verileceği belirtiliyor. Ancak ağır metal kirliliğinin tehdidi altındaki baraj sularının içme suyu olarak kullanılması projesinde kent kamuoyunun endişeleri giderilmiş değil. Yetkililere göre Karacaören projesi, Antalya’nın su ihtiyacını 2045 yılına kadar karşılayacak bir çözüm olarak görülüyor.

ANTALYA KENT KONSEYİ HALK SAĞLIĞI KONUSUNDA UYARMIŞTI

Antalya Kent Konseyi ise Karacaören projesinin ihale tarihinden bir gün önce 25 Şubat 2021 tarihinde yaptığı çağrıda, ihalenin iptal edilmesini talep ederek şu açıklamayı yapmıştı:“Antalya Kent Konseyi kuruluşundan bu yana, yaklaşık 24 yıldır, bu konu Altyapı ve Çevre Çalışma gruplarının gündeminde hep yer almıştır ve Genel Kurul kararlarıyla ilgili kurum ve kuruluşlar uyarılmıştır. Karacaören Barajı’ndan içme suyu temin etme projesinden vazgeçilmelidir. Halkın sağlığını ve kent yaşamını olumsuz etkileyecek her türlü çalışmalardan uzak durulmalıdır. Antalya’nın içme suyu için alternatif birçok kaynak bulunmaktadır. Bu kaynaklar, düzenlenecek sempozyumlarla akılcı ve bilimsel yöntemlerle belirlenmelidir.”

KARACAÖREN PROJESİ ESKİ BAKAN’IN ‘BORU ŞOVU’ İLE BAŞLADI

2014 yılında dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile dönemin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla temeli atılan Karacaören su temini projesini ECETAŞ İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş üstlenmişti. Ancak 13 kilometrelik kısmı tamamlanan projede DSİ yüklenici firma ile yapılan 138.4 milyon TL’lik sözleşmeyi Mayıs 2017’de sonlandırdı. Eski Bakan Eroğlu, Antalya’da kent merkezindeki Yavuz Özcan Parkı’na yerleştirilen içine otomobil yerleştirilmiş 2,85 cm. çapındaki dev boruların önünde projenin ‘müjdesini’ vermişti. Yaklaşık 700 milyon liraya mal olacağı öne sürülen projenin tamamlanması için 29,5 kilometrelik isale hattı ile günde 350 bin metreküp kapasiteli arıtma tesisi inşa edilmesi gerekiyor.

KİRLİ SU KAYNAĞI İKİ KENTİ DE TEHDİT EDİYOR

Isparta Çayının yarattığı çevre kirliliği ve ağır koku, güller kenti olarak anılan Isparta’ya yakışmazken, çayın döküldüğü Karacaören Barajı’nın sularının da arıtılarak dahi olsa Antalya gibi bir turizm ve tarım kentine içme suyu olarak ayrılması da uzmanlara göre kitlesel halk sağlığı sorunlarını beraberinde getirebilecek nitelikte. Özellikle Covid-19 pandemisinin ardından içme suyu ve atık sularda virüs taşındığına dair çok sayıda bilimsel yayın yapılmış olması konunun ciddiyetini ortaya koyuyor.

İKİ BELEDİYE DE SORULARI YANITSIZ BIRAKTI

DSİ’nin ihalesini yaptığı Karacaören su isale hattı ve arıtma tesisi projesinin kent kamuoyunda yarattığı kirlilik ve halk sağlığı endişelerine ilişkin CİMER üzerinden yapılan bilgi edinme başvurusuna DSİ Genel Müdürlüğü ihalenin değerlendirme aşamasında olduğu yanıtını verirken Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Isparta Belediyesi ise soruları yanıtsız bıraktı. İhalenin ardından 16 Mart 2021 tarihinde yapılan bilgi edinme başvurusunda, “Karacaören Barajı’nın mevcut haliyle Türkiye’nin vitrini konumunda olan turizm kenti Antalya için içme suyu rezervi olarak kullanılmasına yönelik endişeler ilgili kurumlar tarafından henüz giderilmiş değildir. Isparta Belediyesi’nin arıtma tesisinin Karacaören Özel Hükümleri doğrultusunda çalışıp çalışmadığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi (ASAT) tarafından baraj gölünün su toplama havzasındaki su kirliliğine yönelik ölçümlerden elde edilen sonuçların hangi nitelikte olduğu, DSİ Genel Müdürlüğü’nün 26 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirdiği ihalenin ne aşamada olduğu ve Karacaören İçme Suyu Projesi’ne bir alternatif düşünülüp düşünülmediği hususunda” bilgi talebinde bulunulmuştu. (BORA TÜFEKLİ – Yusuf YAVUZ)